Fiorino | Fun Club Aksesuar Tuning Modifiye | Forum


Sürüş Taktikleri
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5


Konu: 44
Mesaj: 102
Cinsiyet:
Kıdem: 28-08-2012


Sürüş Taktikleri

sicaklarlarda_guvenli_surus_onerileri.jpg

Limited Frenaj

Doğru frenaj yapabilmek ciddi bir beceri işidir. Yavaşlamak istediğinizde fren pedalına basarsınız. Eğer daha çok yavaşlamak istiyorsanız pedala biraz daha kuvvetli basarsınız. Bu yaklaşım şehir içi trafiğinde gezinirken oldukça yeterli olacaktır. Ancak yüksek performanslı bir sürüş esnasında hızınızı istediğiniz oranda ve mümkün olan en kısa sürede düşürmeniz önem kazanır.


Eğer fren pedalına gereğinden az basıyorsanız frenaja daha erken başlamanız gerekecek bu da fren mesafenizi ve sürenizi uzatacaktır. Bunun aksine frene gereğinden fazla bir kuvvetle basmak da tekerleklerinizi kilitleyecek, direksiyon kontrolünüz kaybolacak, fren mesafeniz uzayacak ve lastiklerinizde düz bölgeler şeklinde aşınmalar meydana gelecektir. Bu durumlardan kaçınmak için yapılması gereken şey limit frenlemedir.

LİMİT (EŞİK) FRENLEME

Fren pedalına tekerleklerin tam kilitlenme noktasından bir parça daha az bir basınç uygulanarak yukarıda sözü edilen olumsuz durumların ortaya çıkmasını önlerken fren mesafesi ve süresini en az değerde tutmaktır.

Fren limiti bir çok parametreye bağlı olarak değişim göstermektedir. Bunları iki grupta toplamak mümkündür.

Fren limitini alçaltan (tekerleklerin daha kolay kilitlenebileceği) etkenler:

Meyil inme.
Sıklıkla tekrarlanan tümsekler ve çukurlar.
Gevşek yüzey kaplamaları (tozlu, mıcırlı ve toprak yollar).
Su, yağ, çiğ gibi kayganlığı arttırıcı etkiler.
Büyük kamber açıları ve yolun gidiş doğrultusuna dik yöndeki eğimi.
Aşırı sıcak veya soğuk lastikler

Fren limitini yükselten etkenler:

Meyil tırmanma.
Temiz ve kuru yol yüzeyleri
Uygun sıcaklıktaki lastikler

Yapılması gereken şey; sürüş esnasında yukarıdaki etkenlerin varlığını ve değişimini sürekli olarak izleyip değerlendirerek fren limitine olacak etkilerini göz önüne almaktır. Diğer bir değişle yol durumu değerlendirilmeli ve tekerlekleri kilitlemeksizin en yüksek fren gücü uygulanacak şekilde pedala uygulanan basınca karar verilmelidir.

SIKLIKLA YAPILAN FRENLEME HATALARI

- Fren limitinin bilinmemesi dolayısıyla çoğu zaman erken ve hafif frenaj sonucu frenleme süresi ve mesafesinin uzaması nedeniyle zaman kayıpları artmaktadır.
- Yukarıdakinin tersine çok geç ve sert fren yapmak da arabayı kontroldan çıkarabileceği gibi kıymetli yarış lastiklerini de duman haline getirecektir. (Bu durum daha çok başlarda olmaktadır. Yarış dergileri okumak yerine yarışmaya başlandıktan bir süre sonra geçer:-)).
- Bu tür sert frenajların sonucu çoğu zaman virajın giriş noktası kaçırılabilmekte ve yoldan çıkma tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bir süre sonra lastiklerinizden "LAP LAP LAP" diye bir ses duyarsanız bu, lastiklerinizin bu tür kızaklamalar sonucu üzerlerinde oluşan düz bölgelerin yere çarpma sesi olabilir.
- Önemli hatalardan birisi de viraj içerisinde dönüş esnasında fren yapmaktır. Bu düşük süratler için bir sorun teşkil etmez. Ancak yüksek performanslı bir sürüşte şık bir spin ve yol dışına çıkma ile sonuçlanabilir. Frenaj işlemi viraj öncesinde bitmiş, hız ayarlanmış olmalıdır. (Sol ayak freni hariç tabii).
Fren pedalına kıracak gibi çok ani biçimde basmak, pompalamak, tekmelemek vs. faydasız hareketlerdir.

LİMİT FRENLEME EGZERSİZLERİ

Limit freni trafikte denemek gerçekten çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Küçük bir hata önünüzdekinin arkasından çarpmanıza veya arkanızdakinin size çarpmasına sebep olacaktır. Bu durum gerçekleştiğinde üzülmek veya pişmanlık bir işe yaramayacaktır. En iyisi kendinize boş ve tercihen kaygan bir yol bulmanızdır. Fren pedalına uyguladığınız basınca konsantre olmanız işinizi kolaylaştırabilir.

- Kendinize bir işaret seçip bu noktadan sabit bir hızla (40-50 km/h ile başlayın) geçerken frene başlayın ve bunu en kısa durma mesafesini elde edene kadar tekrarlayın.
- Daha sonra iki işaret arasında çalışmaya başlayacaksınız. Birinci işareti geçtiğiniz an fren pedalına sabit bir basınç uygulamaya başlayın ve araç durana kadar bu basıncı değiştirmeyin. Tam ikinci işaretin üzerinde durana kadar bu egzersizi tekrarlayın.

Heel and Toe Tekniği

Eğer yarı otomatik veya otomatik vites kutulu bir otomobiliniz yoksa heel and toe tekniği ile vites küçültmeyi öğrenmeniz faydalı olacaktır. Bu tekniğin amacı;


Vites küçültme esnasında ayak debriyajdan çekildiğinde ani bir motor freninin meydana gelerek arabanın dengesini bozmasının önüne geçmek.
Kavrama esnasında ortaya çıkacak darbenin debriyaj, vites kutusu ve akslar üzerinde tahribat yapmasını veya ömürlerini kısaltmasını önlemektir.

Eğer gelecekte daha hızlı gitmeyi düşünüyorsanız bu tekniği kullanmaya ihtiyacınız olabilir.

VİTES KÜÇÜLTME

Bir viraja yaklaşırken öncelikle hızınızı düşürür ve viraj içi kontrol ve viraj çıkışında hızlanma için bir veya bir kaç! vites küçültürsünüz. Bu işlem esnasında muhtemelen ayağınız gazdan çekili olduğundan motor devri rölanti değerine kadar düşecektir. vitesi küçültüp debriyajdan ayağınızı çektiğiniz anda ise her ne kadar gaza tekrar bassanız da yarış tipi debriyajlar sizin yumuşak bir kavrama sağlamanızın önüne geçecektir. (Zaten sizin o anda bu kadar zamanınız olmayacaktır). Sonuç olarak kaygan zeminde arabanın kararlılığı bozulabilir veya kıymetli tahrik aksamınızdan (debriyaj, pirizdirek mili, vites kutusu ve diferansiyel ve akslarınız) bazı parçalar daha küçük parçalara ayrılabilir.

Eğer heel and toe tekniğini kullanmak istediğinizi düşünürsek, yukarıdaki durumda yapılması gerekenler

HEEL AND TOE TEKNİĞİ

Yine aynı viraja yaklaşıyorsunuz. Sağ ayağınız ile frene basarken sol ile debriyaja basıp vitesi küçültün. Bundan sonra sağ ayağınızın topuğuyla veya yanıyla (sağ ayağınızın burnu hala fren üzerinde kalacak şekilde bileğinizi bükerek) gaz pedalına hafifçe dokunup motoru hızlandırın ve debriyajı bırakın. Evet hepsi bu.. Böylece darbesiz ve yumuşak bir şekilde vitesinizi küçülttünüz..

Daha çok pist yarışlarında faydalı olacağına inandığım bu tekniği rallilerde uyguladığımı söyleyemem.. Sanırım bunun nedeni arabamın motorunun kompresyon değerinin etrafına dehşet saçacak kadar büyük olmaması, benim bu işi becerememem veya önden çekişli bir araba kullanıyor olmam nedeniyle özellikle keskin viraj girişlerinde arabanın arkasının hafiflemesi ve bir miktar kayarak daha kolay biçimde virajı dönmemi sağlaması.... .... Bahaneleri olabilir:-))

Bu tekniği kolaylıkla kullanabilmeniz için fren pedalı ile gaz pedalı seviyeleriniz birbirine yakın olmalıdır. En ideal durum kendinizi en rahat hissettiğiniz durumdur. Ayrıca pek çok sportif pedal kiti bu tekniği destekleyecek şekilde özel formlarda üretilmektedir. Ayrıca kullanılan ayakkabılar da çok büyük önem taşımaktadır. Tabanı çok dar ayakkabılar ile boşu boşuna vakit kaybetmeyin. Normal düz tabanlı bir yürüyüş ayakkabısı yeterli olacaktır. Tabii en iyisi pahalı bir sürücü ayakkabısı almak..:-))

PRATİK ÇALIŞMA

Yeniden malum geniş ve boş mekanınızdasınız.. Büyük daireler çizmeye başlayın ve vitesinizi 2 den 1 e düşürün. Bunu önce alıştığınız şekilde daha sonra da dahiyane heel and toe tekniğini kullanarak deneyin. 1-2 saat veya 3-5 yüz tekrardan sonra bu işi otomatik olarak yaptığınıza karar verdiğinizde bu sefer 3 den 2 ye düşmeye peşisıra 3 e çıkmaya ve yeniden 2 ye düşmeye başlayın. En çok bir ayda bu işi kusursuz derecede iyi yapabilirsiniz. Bu tür denemeleri trafiğe kapalı alanlarda yapmanızın herkesin sağlık ve !! mutluluğu !! için yerinde bir davranış olduğunu unutmayın.

SONUÇ OLARAK

Yarış hayatımda edindiğim en önemli tecrübe; kazaların hep beklenmeyen zamanlarda geldiği ve arabadan inildiğinde kestirilenden daha fazla hasar verdiğidir. Güvenlik açısından standart bir araba ile bir yarış otomobili arasındaki tek benzer nokta; her ikisininde dört tekerlekli olmalarıdır.

El Freni İle Viraj Dönmek

90 ve üzerindeki sert ve uzun virajların dönülmesinde veya aracın gidiş yönünün ani
olarak değiştirilmesi gereken
durumlarda (el freninin arka tekerlekleri tuttuğu araçlarda) el freni kolu çekilerek arka
tekerleklerin kilitlenmesi
sonucunda aracın arkasının kayması sonucu dönüş yarı çapını küçültmek mümkündür.


Yarış arabalarında özellikle lastiklerin yeri çok sağlam tuttuğu asfalt zeminde dahi
sürücünün arka tekerlekleri
kolayca kilitleyebilmesi için hidrolik el freni pompaları kullanılmaktadır. Standart
arabaların çoğunda bulunan
mekanik (telli) el freni donanımları ise toprak ve mıcır zeminde yeterli işlev görmesine
rağmen asfalt zeminde ciddi
kuvvetlere gereksinim duymaktadır.

Araç viraj girişine gelindiğinde frenaj tamamlanmış olmalı ve araç istenilen hızda ve
viteste bulunmalıdır. (Büyük
çoğunlukla bir veya iki vites küçültülmelidir.) Daha sonra sert bir direksiyon hareketiyle
aracın burnu viraja
sokulmalı ve hemen el freni kuvvetle çekilerek meydana gelen merkezkaç kuvvetinin
aracın arka kısmını
savurması sağlanmalıdır. Bu işin en kolay kısmını teşkil etmektedir. Eğer zemin toprak,
çamur veya mıcır ise düşük
hızlarda bile aracınız hızla virajın içine doğru yönelecektir (oversteering) bundan sonra el
freni bırakılıp direksiyon
ve gaz pedalının aynı anda kullanılmasıyla aracın burnunu virajın gidiş istikametinde
tutmak gerekmektedir. Bunun
için çoğu zaman direksiyonu toplamak ve hatta dönüşün sonuna doğru virajın aksi
istikametine doğru çevirmek
gerekebilir. Bu işlemler son derece kararlı ve şaşmaz bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Aksi
halde atılan bir spin çok
daha ciddi zaman kayıplarına neden olacaktır. Bu nedenle denemelere de çok düşük hızlarla
başlanmasında
sayısız yarar v
ardır.

El freni çekildiği esnada kolu tepesinde bulunan ve el freninin boşaltılmasını sağlayan
düğme sürekli olarak basılı
tutularak el freninin kilitlenmesinin önüne geçilmelidir. Yarış arabalarında çoğunlukla bu
düğme sökülmüştür.

DİKKAT!

Bu yöntem bilerek aracın dengesini bozmak ve arka kısmını savurmak esasına dayanır.
Yeterli ustalığa
ulaşılmadan yapılacak böyle bir hareket, etraftaki çarpılabilecek her şeye çarpma riski
taşımaktadır. Bazı insanların
arabalarını ailelerinin bir ferdi olarak gördüklerini ve haklı olarak “pardon!” cevabını
yeterli bulmayacaklarını
unutmayın. Bu tür denemeler için trafiğe kapalı ve ağaçsız!! boş alanlar seçilmesi sonradan
pişman olmanın önüne
geçebilir. Ancak takla ve yangın gibi tehlikeler daima vardır. Bu nedenle tek başınıza ıssız
bir yerde bu tür
denemeler yapmak da riskli bir davranıştır.

PRATİK ÇALIŞMA

İlk denemeler için toprak alan üzerine koyacağınız bir plastik kukuleta veya bidonun
etrafından U dönüşü yapmak
önerilebilir. Burada el freninin çekili tutulduğu süre ve direksiyon/gaz kombinasyonu
çalışılmalıdır. Başlangıç için
30-40 km/h lik bir sürat fazlasıyla yeterli olacaktır. Yukarıda söylenenler önden çekişli bir
araç için geçerlidir.
Ancak arkadan iter araçlarda da büyük benzerlik vardır.

Sol Ayak Freni

Sol ayak freni, önden çekişli otomobillerin etkin ve süratli biçimde kullanılabilmesi açısından en önemli sürüş tekniklerinden birisidir. Sıklıkla yarış sürücüleri tarafından kullanılmaktadır. Sağ ayak alışıldığı şekilde gaz pedalına basılı durumdayken sol ayağın da fren pedalına basmasıyla uygulanmaktadır. Bu teknik aşağıda sıralanan durumlarda kullanılmaktadır.

Aracın istenilenden az dönmeye (understeering) başladığı durumlarda (basit olarak önden çekişli bir araca viraj içerisinde gaz verilmesi durumunda veya çok hızlı olarak viraja girildiğinde) dönüş yarı çapını küçültmek.

Aracın çok fazla zıplamaya meyilli olduğu engebeli yüzeylerde zıplamayı sınırlandırmak

Turbo otomobillerde yavaşlamak için gazdan ayağı kaldırmaya gerek bırakmaması sonucu turbo basıncının düşmemesi ve aracın daha çabuk süratlenmesini sağlamak..

DİKKAT !

Şu unutulmamalıdır ki bir yarışçı özel etap içerisinde sadece ve sadece daha hızlı gitmeyi düşünür. Şehir trafiğinde ise sürücünün kendisinin ve çevre araçlardaki sürücülerin güvenlikleri en önemli unsurdur. Dolayısıyla burada anlatılanları şehir içi trafiğinde denemek yüzde 90 bir kaza ile sonuçlanacaktır. Trafik kazalarının şakası olmadığı açıktır.

Ayrıca fren lambalarının sürekli yanması arkadan gelen sürücüyü şaşırtabilir ve bir kazaya sebep olabilir veya lambanın önündeki pleksiglas stop camı da eriyebilir. (Bu çok önemli değil..:-))

Bunlara ek olarak fren balataları ve diskleri çok daha hızlı biçimde aşınacak, fren sistemi aşırı ısınacak, fren hidroliği kaynayarak frenlerin "şişmesine" sebep olacaktır. Yanı kısaca aracın servis ihtiyacı ve maliyeti büyüyecektir.

Ralli parkurlarında edindiğim şahsi tecrübelerime dayanarak söyleyebileceğim son şey eğer sol ayak fren esnasında sağ ve sol ayaklarınızın işlevlerini karıştırırsanız sonucun epeyce acıklı olabileceğidir. Bu nedenle iyice ustalaşmadan kullanılmaması yerinde olacaktır.

İLK UYGULAMA
Evet bu kadar yeter.. Hala vaz geçmediyseniz öncelikle debriyaja basmaktan hissizleşmiş sol ayağınızı biraz çalıştırmak gerekli.. Bunun için boş bir asfalt yol bulun ve yaklaşık 30-40 km/h hızla giderken sol ayağınızı YAVAŞÇA fren pedalının üzerine koyarak aracınızı yavaşlatmayı deneyin.. İlk denemede çok kolay olmadığını göreceksiniz.. Eğer bir otomatik vitesli araba bulabilirseniz bu iş daha kolay olabilir.

Direksiyonu kırdıktan sonra sertçe el freni çekildiğinde ne olacağı iyi kötü bilinmektedir. (bilinmiyorsa yine boş tercihen toprak bir araziye ve 30-40 km/h sürat!!!:-))

Burada yapılan, ön tekerlekler halen dönüyorken arka tekerleklerin kilitlenmesi ve bu şekilde yol tutuşlarının azaltılarak, direksiyonun ani kırılması sonucunda ortaya çıkan merkezkaç kuvvetinin etkisiyle arabanın arka tarafının savrulmasıdır. Bunun dışarıdan görünüşü ise oldukça küçük yarı çaplı bir dönüş hareketidir. Bu teknik sıklıkla yarışlarda çok keskin U virajların dönülmesinde kullanılmaktadır.

Sol ayak fren de sanki el freni çekilmişçesine aracın arkasının savrulmasını sağlayacaktır. Ancak çok daha hassas bir kontrol yapmak mümkündür. Öncelikle ön tekerleklerde motor gücü bulunduğundan ve gaza basılmaya devam edildiğinden ön tekerlekler dönmeye ve yol tutmaya devam edeceklerdir. Arka tekerlekler ise fren pedalına basıldığı oranda tutulacaklar hatta kilitleneceklerdir. Böylece aracın dönüş yarı çapı küçültülebilecektir. Viraj içinde gaz ve fren pedallarıyla oynayarak istenilen çizgide kalmak mümkündür. Frenden ayak kaldırıldığında dönüş yarı çapı büyüyecek, fren pedalına basınç uygulandıkça da küçülecektir.

PRATİK ÇALIŞMA
Eh kolay görünüyor değil mi? Artık mevsime göre toprak veya buz zeminli ve etrafta çarpacak bir şeyler bulunmayan bir alana gitme zamanı geldi.. Bir kaç koni veya plastik kutu ile kendinize virajlar hazırlayıp önce bu parkuru sol ayak fren yapmadan normal olarak geçin. Ancak bu esnada yavaşlamak amacıyla fren kullanmak istediğinizde sol ayağınızı kullanın. Sol ayağınızla istediğiniz hassasiyette fren yapamadığınız sürece sol ayak frenini başaramazsınız. Bu, başlangıç aşamasında yıllarca sağ elini kullanmış birinin sol eliyle yazmaya çalışması gibi uğraştırıcı bir işlemdir.

Şimdi değişik bir şeyler yapma zamanı.. Viraja girdikten sonra motor gücünü kesmeksizin (gaz pedalı basılı halde) sol ayağınızla fren uygulayın. Eğer doğru yaptıysanız arabanın arkasının viraj dışına doğru kaydığını hissedersiniz. Dönüş tamamlandığında (arabanızın burnu girmek istediğiniz yönü gösterdiğinde) direksiyonu toplayıp, freni bırakmalı ve gaza basarak yola devam etmelisiniz.

Eğer doğru yaptıysanız arabanızın arkasının ön tekerleklerinin etrafında (pivot noktası) nasıl döndüğüne şaşıracaksınız. O yüzünüzdeki şaşkın gülümsemeyi silip tekrar ve tekrar deneyerek aracınız üzerinde tam hakimiyet kuracak yani arkasını tam istediğiniz noktada istediğiniz kadar kaydırabilecek şekilde becerinizi arttırabilirsiniz.

İlk denemelerinizde muhtemelen elde edebileceğiniz tek sonuç sadece arabanın viraj içinde yavaşlamasıdır. Daha az fren kullanarak tekrar deneyin, ne kadar az bir basınç gerektiğine şaşıracaksınız. Ayrıca önce direksiyonu kırıp aracı viraja soktuktan sonra fren uygulamayı unutmayın. Buradan 200 km/h ile gelip viraja girdikten sonra fren uygulanması gerektiği anlaşılmamalıdır. Böyle yapılırsa sonuç en azından unutulmaz bir spin ve muhtemelen ciddi bir kaza olacaktır. Söylenmek istenen; hızı makul bir seviyeye düşürmek için uygulanan frenaj (sol veya sağ ayakla) bittikten sonra araba viraja sokulup sonra kontrol amacıyla sol ayak fren uygulanmalıdır.

İlerleyen zamanda sadece dönüşler yerine ardarda iki virajdan oluşturacağınız S ler ile çalışmaya devam etmelisiniz.

Sol ayak freni uygulamayı öğrendiğinizde aracınızı asla düşünemediğiniz kadar güvenli ve hızlı biçimde kontrol edebileceğinizi fark edeceksiniz. Ancak başarısız denemelerin cesaretinizi kırmasına izin vermeyin. Çalışmaya devam edin ve aniden kolaylaşıverdiğini göreceksiniz.

Cevapla
.
Konu: 44
Mesaj: 102
Cinsiyet:
Kıdem: 28-08-2012

1- Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın.
En azından kendinize bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın.
Içkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.

2- Emniyet kemerinizi mutlaka takınız.
Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada sıkılıyorum mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir.
Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak,
ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında nasıl olsa geldik mantığıyla
otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır.
Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar
geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez.
Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan geri viteste direğe çarpma testinde,
çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü,
hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz?
Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile
ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.

3- Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar görmemişlik,
hava atma ya da dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket olarak görülse de,
olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından
farı yanmayanlara göre çok daha çabuk farkedileceğini unutmayın.

4- Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın.
Otomobil kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir ve otomobil yatak odanız değildir.
Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar
hem sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak,
hem de kaza anında tehlike arzedecektir. Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise
yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

5- Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 9:15 pozisyonunda tutulmalıdır.
Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.

6- Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş,
ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır.
Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.

7- Kalabalık (Otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır.
Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı
konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun olamayacağından
hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarfetmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır..
Özellikle sollama ve şerit değişimlerinde.

8- Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa
ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür.
Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.

9- Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son derece dikkatli olun.
Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile..

10- Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın.
Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur
ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.

11- Yollara kesinlikle güvenmeyin.
Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir.
Hızınızı iyi ayarlayın.

12- Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve camlarınızı temizleyebilirsiniz.

13- Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de,
özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten
çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir.
TEM otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha azdır,
ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız
tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz.
Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer otomobilleri saymazsak..
Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre
son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.

14- Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir.
Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata,
diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla sonuçlanabilir.

15- Önünüzdeki otomobi ille olan takip mesafesini iyi ayarlayın.
Kesinlikle yakın takip yapmayın.

16- Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.

17- Aynaları muhakkak kullanın.

18- Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın.
Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak,
sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir.

19- Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.

20-Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında
bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın.
Aynaya CD asmak gibi ön konsola kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.

21- Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere
arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.

22- Sinyalleri kullanın.
Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.

23- Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun.
Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçecekler,
hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak siz yeşil ışığı görebilmek için sunroof tan bakmak zorunda kalmayacaksınızdır.
Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs veya taksi ise
muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız için size korna çalacaktır.
Muhatap olmayın.

24- Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın,
ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin.
Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir.
O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin.
Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir.
Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de
bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum,
bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin.
Bence tümüyle kaldırılmalılar.
Ayrıca tümsekleri de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupadaki örneklerine uygun şekilde
geniş, ve üzerinde gece de görülmelerini sağlayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazırlamalı.

25- Sürüş sırasında arabanızın kaputu ya da öndeki arabanın plakasına kilitlenmek yerine
ileriye, daha geniş bir alana bakıp tüm trafiği kontrol edin.

26- ABS sistemini bozacağı ve maddi zarar doğuracağı için değil
, ancak sizin konsantrasyonunuzu dağıtacağı için sürüş sırasında mümkün olduğunca cep telefonuyla konuşmayın.
Hands-free seti olsa dahi...
En azından siz arama yapmayın.

27- Sürüş esnasında sık fren kullanmak ya gereğinden daha hızlı ve/veya agresif gittiğinizin işaretidir,
ya da eğer yavaş gittiğiniz halde çok sık fren kullanıyorsanız bu da acemi olduğunuzun göstergesidir.
Her iki durumda da sizi takip eden araçları tedirgin edeceksinizdir.

28- Eğer normalde şehir içinde otomobil kullanıyor ve şehirlerarası yolculuklara
daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarası yolculuğun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz.
Şehir içi ve şehirlerarası yolculuklar birbirinden tamamıyla farklı tecrübeler gerektirir
ve uzun zaman sonra uzun yola ilk defa çıktığınızda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi yapamayacaksınız.
lk sollamalarda çekingen davranın, birden bire açılmayın.

29- Hayatınızda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsanız yapın vardığınızda ilk soru Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin?
döndüğünüzde ise Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin? olacaktır.
Hatta çoğunlukla daha bu sorunun sorulmasına izin verilmeden
Abi valla altı saatte Bodrum'a indik gibi açıklamalar yapılır, başkalarıyla iddiaya girilir.
Ayrıca bu tip uzun yolculuklarda muhakkak bir veya en azından birkaç arabayla ölümüne yarışılır,
rakip araba konvoylarda sollarken sıkıştırılır vs. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna değinmek dahi istemiyorum.
Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her modifikasyon sadece ve sadece sizin güvenliğinizi artırıcı
ve arabanızı gerek performens, gerek görünüm olarak sadece size özel kılan uygulamalardır
ve sadece kendinizi tatmine yönelik olmalıdır.
İçinde 4 kişilik bir aile ya da kız arkadaşı olduğu halde sizinle yarışmaya kalkan sorumsuz
bir dangalak bırakın başka şeylerle tatmin olsun.
Onu geçeceğinizi nasıl olsa biliyorsunuz.
30- Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin.
Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun.
Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla Peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben?
sorusu gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz.
Sorulara Valla uykum geldi uyudum, ne yapıyım yani!
şeklinde cevap vererek kestirip atabilir, ya da kaç saatte geldiğinizi merak edenlere
en kötü ihtimalle yalan söyleyerek yırtabilirsiniz.
Aynaya asılı CD ler azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.

31- Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının.
Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde
aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.

32- İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin.
Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği şudur ki hatrı sayılacak kadar çok yerde
sollama için asıl uygun bölümler sollama yasağının olduğu yerlerdir.
Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra,
devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin sola doğru dönen
ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkanı olamayan virajlardır.
O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek
ve sollamalarda sadece tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi çözüm.

33- Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi
güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa, ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.

34- Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın.
Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.

35- Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın.
Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bonda çantanın etkisi yüzlerce kiloya,
basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır.
Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla
bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.

36- Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil,
trafik açısından en uygun yerde indirin.

37- Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine
ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.

38- Otomobil kullanmak son derece dikkat isteyen ve konsantrasyona dayalı bir iştir.
Ciddiye alın.

Cevapla
.


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Güvenli sürüş ip uçları. afacan 1 1,824 01-09-2012, Saat:16:27
Son Yorum: afacan
  Sıcaklarlarda güvenli sürüş önerileri afacan 0 1,236 01-09-2012, Saat:14:12
Son Yorum: afacan
  Araç seçiminde test mi? yoksa sürüş izlenimi mi ? isoskeisos 0 1,354 19-08-2011, Saat:23:47
Son Yorum: isoskeisos
  ekonomik Sürüş Teknikleri isoskeisos 0 2,417 04-03-2011, Saat:23:42
Son Yorum: isoskeisos

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Türkçe Çeviri : MyBB Türkiye
MyBB, © 2002-2018 MyBB Group.